Bu annelerin elleri öpülür
Gönül Apaydın, 14 yaşındaki ağır epilepsi hastası Büşra’nın annesi. Büşra, tamamen birine muhtaç şekilde hayatını sürdürmek zorunda. Annesi onun günlük ihtiyaçlarını karşılamak için deyim yerindeyse saçını süpürge ediyor. Yanından hiç ayırmadığı Büşra’yı çalıştığı işyerine de götürüyor. Büşra ile ilgilenmek müthiş bir sabır gerektiriyor ve Gönül Hanım bu sabrı onun annesi olması sebebiyle gösteriyor. Onun insani ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra sosyal hayata tutunması için de elinden geleni yapıyor. Onunla dışarı çıkıp geziyor, akraba ziyaretleri gerçekleştiriyor. Gönül Hanım, bu zorlu süreci bir mücadele olarak görmeyi çoktan bırakmış ve yaşam biçimi haline getirmiş.Büşra’yı herhangi bir özürlüler merkezine vermeyi düşündünüz mü sorumuza kesin bir dille: “Hayır, asla. Hayatım boyunca ona bakmayı sürdüreceğim.” diye cevap veriyor.
Nurten Halvalı’nın ise 12 yaşında ağır epilepsi hastası engelli bir kızı bulunuyor. İsmi Rümeysa. Nurten Hanım da, Gönül Hanım gibi çocuğunu neredeyse 24 saat gözetmek zorunda. Çünkü Rümeysa’nın ne zaman nöbet geçireceği belli olmuyor. Resim yapmayı çok seven Rümeysa’nın bir başka sıkıntısı daha var; o da kalp hastalığı… Daha önce iki kez ameliyat geçiren Rümeysa düzenli olarak ilaç alıyor. Annesi Rümeysa’nın gezmeyi çok sevdiğini, en büyük hobisinin resim yapmak olduğunu ifade ediyor. Nurten Hanım da birçok engelli annesi gibi gece rahat uyuyamıyor. Çünkü Rümeysa’yı engeli sebebiyle kontrol etmek zorunda kalıyor. Eşi emekli olan Nurten Halvalı tüm bu zorlu duruma alıştığını ifade ederek: “İlk zamanlar çok zordu; ancak ben artık o sıkıntılı dönemleri aştım. Çocuğumun bu durumunu kabullendim. Hatta öyle alıştım ki çoğu zaman onun engelli olduğunu unutuyorum.” diyor.